Aslında bütün hikaye evlilik hayatına geçişimle başladı…

Kendimi bildim bileli yemek yapmayı, yemeği ve yedirmeği seven bir insanım. Moralim bozuk olduğunda mutfağa girip evde ne varsa katıp karıştırıp ortaya bir şeyler çıkartırdım. Arkadaşlarla dışarıda yemek yerine “gelin bana bu akşam, ben size istediğiniz yemeği yaparım” der, hem kendimi mutlu ederdim, hem de dostlarımı.

Sadece zevk için yemek yaparken evlilikle birlikte bir anda bu durum bir zorunluluğa dönüştü benim için. Üstelik yemek yemeği seven ama yapmayı beceremeyen bir eşiniz varsa durum çok daha zorlaşıyor. 🙂

Gün boyu kafada hep “Ne pişirsem?” sorusu…

Akşam işten çıkıp, markete uğrayıp, koştura koştura eve gelip yemek pişirme derdi… Ben de bu stresi, koşturma halini daha aza indirgemek için çeşitli yöntemler geliştirmeye başladım. Daha pratik ve lezzetli tarifler denedim, hazırlıklarımı bir akşam önceden yapmaya başladım. Hafta sonları market alışverişini yapıp, hafta içi ne pişireceğimi planlamak gibi alışkanlıklar kazandım. Örneğin; 1 kilo nohutu haşlayıp buzluğa porsiyonlar halinde koydum. Akşam eve gelip pişirmek en fazla yarım saatimi aldı. Ben bu sorunları kendi kendime bir şekilde çözmüş bulundum; ama yakın çevremde aynı sorunlarla boğuşan birçok çalışan kadın var. Bunu fark edince de bu siteyi hazırlamaya karar verdim. Sizlerle paylaşmak istediğim; hem göze hem damağa hitap eden yemekler ve bunları normalden daha kısa sürede hazırlamaya yardımcı olacak tüyolar. Çalışan kadınların ortak problemine, az da olsa çözüm üretebilmek bu sitenin asıl amacı.

Fikirleriniz, düşünceleriniz, şikayetleriniz, hikayeleriniz, tarifleriniz, kısacası paylaşmak istediğiniz her şey için info@yemekafasi.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.